Kaykay olimpik anlamda kimlik değiştirmeye devam ediyor. Bu sürece uyum sağlayan orta doğunun popüler ülkelerinden Birleşik Arap Emirlikleri Dubai’de gerçekleşecek 2024 Paris Olimpiyatlarının ilk kota eleme yarışı Dubai Sharjah’da gerçekleşecek.
Artık olimpik bir spor olan kaykay World Skate’e tarafından organize edilen 2023’ün ilk yarışı BAE Sharjah’daki Aljada Skate Park’da gerçekleşecek. Bu yarış Paris 2024 Yaz Olimpiyatları için park ve sokak disiplininde eleme müsabakasına ev sahipliği yapacak.
İki şampiyona, yakın zamanda Sharjah Emirliği’nde açılan en yeni gelişmiş uluslararası tesis olan Aljada’daki kaykay arenasında yapılacak.
2023 Dubai Sharjah Olimpiyat Eleme Yarışı BAE
“Paris’e Giden Yol” etkinlikleri arasında 29 Ocak – 5 Şubat tarihleri arasında yapılacak olan “Sokak Disiplini 2023” Dünya Şampiyonası kota yarışı ve ardından 5-12 Şubat tarihleri arasında yapılacak olan “Park Disiplini 2023” Dünya Şampiyonası kota yarışı ile tamamlanacak. İki disiplinde gerçekleşecek olan şampiyona, “World Skate” organizasyonu ve Sharjah’s da yer alan Duba’inin en büyük emlak firmalarından olan Arada tarafından organize ediliyor.
2023’te Dubai Sharjah Olimpiyat Eleme Yarışı BAE Birleşik Arap Emirliklerinde iki disiplinde gerçekleşecek bu dünya şampiyonası kota yarışı son yıllarda ülkede (BAE) düzenlenen önde gelen spor etkinlikleri ve turnuvalar listesine eklenmiş durumda. Orta Doğu’da ilk kez bu düzeyde bir profesyonel rekabete dayalı turnuva düzenlendiğini söyleyebiliriz.
Sharjah, Birleşik Arap Emirlikleri: – Yönetim organı World Skate, Paris 2024 Yaz Olimpiyatları için eleme yapan iki etkinliğin dünyaca ünlü Aljada Skate Park’ta düzenleneceğini doğruladıktan sonra, gezegendeki en iyi kaykaycılar 2023’ün başlarında BAE’ye gidecekler.
Arka arkaya düzenlenecek olan iki disiplindeki Paris öncesi kota yarışı, 29 Ocak – 5 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Kaykay sokak disiplini 2023 Dünya Şampiyonası ve ardından 5 Şubat – 12 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Kaykay park disiplini 2023 Dünya Şampiyonası’ndan oluşuyor. Her iki branşta gerçekleşecek etkinlik World Skate ve BAE merkezli ana geliştirici Arada tarafından ortaklaşa düzenleniyor ve Sharjah’ın bu hızla genişleyen kaykay sporu için yeni bir bölgesel merkez olarak konumunu sağlamlaştırmaya yardımcı olacak.
Orta Doğu’da ilk kez bu düzeyde bir paten yanlısı etkinlik düzenleniyor ve iki branşdaki Dünya Şampiyonası kota yarışları, son yıllarda BAE’ye gelen önde gelen spor turnuvaları ve etkinlikleri listesine katılıyor. Bir sonraki Olimpiyatlarda yarışmak isteyen sporcuların sınırlı sayıda etkinliğe katılarak kalifiye olmak için sıralama puanları kazanması gerekiyor, bu da Sharjah’da gerçekleşecek yarışmanın Paris 2024 olimpiyat oyunları için önemli bir konuma sahip. Bu yarışta ilk yer alacak sporcular world skate tarafından ilan edilecek bir sonraki yarışmada yine puan toplamak için yer alacaklar.
Arada Başkan Yardımcısı Ekselansları Prens Khaled bin Alwaleed bin Talal şunları söyledi: “Bu etkinlikler Sharjah için başka bir spor tarihine işaret ediyor ve BAE’nin dünyanın dört bir yanından çok çeşitli sporlar için son derece çekici bir destinasyon olarak konumunu bir kez daha gösteriyor. Kaykay, dünya çapında en hızlı büyüyen sporlardan biri ve bölgedeki en iyi kaykay parkını inşa etmiş biri olarak, dünyanın en iyi kaykaycılarını görme fırsatı bulduğumuz için çok heyecanlıyız.”
World Skate Başkanı Sabatino Aracu ise şunları söyledi: “Gerçekten küresel bir olimpik spor olarak, bu boyuttaki kaykay etkinliklerini Orta Doğu’ya ilk kez getirmekten ve özellikle de Sharjah’ın bu kadar önemli bir rol oynadığını görmekten mutluluk duyuyoruz. Paris 2024’e giden yolun başı diyebiliriz. Son yıllarda bölgede kaykay sürmenin popülaritesi gerçekten arttı ve bu iki branş Dünya Şampiyonası elemeleri, kaykay sporcuları için etkileyici yeni bir kaykay parkının keyfini çıkarma şansı verirken, yerel taraftarlara dünyanın en iyi profesyonellerini görme fırsatı sunacak.
Dünyanın dört bir yanından yaklaşık 300 profesyonel kaykaycı 2023 Dubai Sharjah Olimpiyat Eleme Yarışı BAE’de yakın zamanda tamamlanan ve türünün bölgedeki en büyük tesisi olan Aljada Skate Park’ta her iki etkinlikte de yarışacak. Kaykay sporcuları Paris 2024 Yaz Olimpiyatları’na katılmaya hak kazanmalarını sağlayacak puanları almayı amaçlayan bu etkinlikte yer alacak.
2023 Dubai Sharjah Olimpiyat Eleme Yarışı BAE’de gerçekleşecek yarışta davetliler arasında Avustralya’dan Keegan Palmer, Brezilya’dan Pedro Barros, ABD’den Cory Juneau, Japonya’dan Sakura Yosuzumi ve Kokona Hiraki ve Birleşik Krallık’tan Sky Brown gibi park disiplininin en ünlü erkek ve kadın kaykay sprcuları yer alıyor. Sokak disiplininde ise ABD’den Jagger Eaton, Brezilya’dan Kelvin Hoefler, Japonya’dan Momiji Nishya, Funa Nakayama ve Yuto Horigome ve Brezilya’dan Rayssa Leal yer alıyor.
Dubai Sharjah Aljada Skate Park Hakkında
Aljada Skate Park, Sharjah’ın şimdiye kadarki en büyük spor tesisi projesi olarak görülüyor. Arada tarafından geliştirilmekte olan Aljada kentsel bölgesinde yer almaktadır. 90.000 metrekarelik bir alana yayılmış olan Aljada Skate Park kompleksi, şu anda California Skateparks tarafından tasarlanmış birinci sınıf, Olimpik seviyedeki sokak parkuru ve iki derin ucu 3,3 m derinliğe sahip. Kaykay parkı kendi içersinde değişen altı ayrı parktan oluşmaktadır. Daha küçük havuzlar, sokak bölümleri, yılan yolu ve başlangıç seviyesi bölümleri tesis içerisinde bulunuyor.
2023 Dubai Sharjah Olimpiyat Eleme Yarışı BAE Aljada Skate Park, BAE’nin dört bir yanından haftalık kaykay yarışmalarına katılan yüzlerce kaykay meraklısı için hızla önemli bir cazibe merkezi haline geldi. Kompleks şu anda Olimpiyat eleme etkinlikleri için hazırlıkların başladığı 15 Ocak’a kadar antreman yapmak için açık.
Aljada Skate Park, Zaha Hadid Architects tarafından tasarlanan Aljada topluluğunun eğlence bölgesi Madar’ın merkezi bir özelliğidir.
2023 Dubai Sharjah Olimpiyat Eleme Yarışı BAE Worls Skate Reglaman PDF Dosyası
Türkiye Kaykay Federasyonu tarafından düzenlenen 2022 takviminde yer alan ilk havuz disiplini kaykay yarışı Beylikdüzü Kaykay Kulübü tesislerinde gerçekleştirilicektir.
27-28 Eylül 2022 Zafer Kupası Havuz Yarışı Yarışma Kaydı Nasıl Yapılacak?
Türkiye Kaykay Federasyonu resmi web sitesi üzerinde yer alan bilgileri okuduktan sonra google form linkinden ön kayıt yaptırmak için tıklayın.
27-28 Eylül 2022 Zafer Kupası Havuz Yarışı Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
İnternet üzerinden 25 Ağustos 2022 tarihinde 23:59’a kadar ön kayıt yaptırmayan sporcular yarışmaya katılamayacaktır. Yarışmaya katılmak isteyen tüm bireysel ve kulüp sporcularımızın lisanslarının 2022 vizelerinin il veya ilçe spor müdürlüklerinde yapılmış olması gerekmektedir.
27-28 Eylül 2022 Zafer Kupası Havuz Yarışı Yarış Kuralları ve Reglaman
Türkiye Kaykay Federasyonu tarafından hazırlanan yarışma reglamanını aşağıdaki dosya alanında pdf formatında indirip incelemenizi öneriyoruz. Yakıldığını yer olursa info@kaykaykulubu.com mail adresimizdem bize ulaşabilirsiniz.
Bevent tarafından Akbank desteğiyle Kadıköy Müze Gazhane’de düzenlenen Fezt Z festivaline kaykay kulübü olarak mini ramp kaykay gösterisi gerçekleştirdik.
akbank ve kaykay kulubu festz kadıköy müze gazhane etkinliği
Kaykaykulubu Türkiye Kaykay Federasyonu bünyesinden kurulmuş Türkiye’nin en büyük kaykay kulübüdür. Kulüp antrenörlerimiz tarafından İstanbul içinde yer alan Beylikdüzü kaykay kulübü tesislerinde özel kaykay dersi almak istiyorsanız lütfen bu içeriğin tamamını okuyunuz. Kaykay kulübü özel kaykay dersi fiyatları ve diğer tüm detayları bu yazıda bulabilirsiniz.
Beylikdüzü Kaykay Kulübü Tesisleri
Profesyonel Antrenörlerden Kaykay Eğitimi Alın
Kulübümüz bünyesinde yer alan profesyonel antrenörler ve sporculardan kaykay dersi alabilirsiniz. Yazının devamında eğitmenlerin listesine ulaşabilirsiniz.
Nasıl Güvenli Kaykay Öğrenirim?
Kaykay olimpik bir spordur bireysel olarak icra edildiği için takım sporlarından çok daha güvenli, öğrenmesi ise çok eğlencelidir. Kaykayda ilk öğrenilmesi gereken nasıl düşülmesi gerektiğini bilmektir. Profesyonel bir eğitmen kaykay eğitimin ilk aşamasında size düşme teknikleri üzerine eğitimler verecektir. Sonrasında duruş ve sürüş eğitimleri ile devam ederek 10 saat sonunda artık tek başınıza kaykayı sürebilecek seviyeye ulaşmış olacaksınız.
Ders Saatleri
Kaykay Kulübü antrenörlerimiz öğrencinin iş veye okul programına göre size en uygun ders saati programını oluşturacaktır.
Ekipman
Ders süresince tüm kaykay ekipmanları ( kask, dizliki, dirseklik ve profesyonel kaykay ) kulüp tarafından ücretsiz olarak sağlanmaktadır.
kaykaykulubu ak bank eğitimleri
Kaykay Eğitimi Derslerinin İçeriği ( 10+1 Saat )
1.Saat: Teorik Sınıf Eğitimi
Yüz yüze eğitim temel kaykay bileşenleri denge fiziği ve duruş stilleri ve genel ders bilgisi hakkında 1 saat süren temel bilgilendirme yapılır.
2.Saat: Pratik Düşme Başlangıç Eğitimi
Kask, Dizlik ve profesyonel kaykay tahtası kulüp tarafından ücretsiz olarak sağlanır. 2.dersin ilk yarısında kaykaysız düşme teknikleri eğitiminden sonra ikinci yarısında kaykay üzerinde düşme teknikleri ile tamamlanır.
3.Saat: Kaykay Tahtası Üzerinde Duruş ve Denge Teknikleri
Sağlak ve Solak tespitinden sonra duruş pozisyonu ve ayak konumlandırma alıştırması ile ders tamamlanır.
4.Saat: Düz Zeminde Sürüş ve Tik tok Dönüş Teknikleri
İleri ve geri gitme dönüş teknikleri ile ders tamamlanır.
5.Saat: Rampa (Havuz) İçerisinde Ekipmanlı ileri Seviye Düşme Teknikleri.
5.saatte havuz içerinde eğimli ramplada gidiş ve geliş denge teknikleri ile tamamlanır.
6.Saat: Rampa (Havuz) İçerisinde ilk Sürüş ve Kick Turn Dönüş Teknikleri
Havuz içerisinde dönüş teknikleri 90 ve 180 derece dönüşler üzerinde çalışılır.
7.Saat: Rampa (Havuz) İçerisinde Carving ve Denge Teknikleri
Havuz içerisinde daha derin kısımlarda hız koruma ve pumb ( bendin) diz bükme tekniği ile nasıl hız korunacağını öğretilir.
Havuz içerisinde yer alan hafif eğimli rampladan aşağı iniş ile ders tamamlanır.
9.Saat: Rampa (Havuz) İçerisinde Drop İn ile Başlangıç
Drop in dediğimi tek başına başlangıç hareketi ile artık sporcu havuz içerisinde kendi başına kayabilecek seviyeye ulaştırılarak ders tamamlanır.
Kaykay Eğitimi Derslerinin Fiyatları
1 Saatlik derslerin ödemesi aynı günde 1 ders sonunda yapılır. Ders ücreti 499₺’dir
10 Saatlik ders paketi tercih edilirse toplam ödemenin %50’si ders öncesi peşin olarak alınır. Kalan ödeme 10 dersin bitiminde alınır. Tek sederde 10 saat ders alımında saatlik ders ücreti 449₺’ denk gelmektedir. Ödeme Planı : Aşağıda gibidir.
Toplam Ders Ücreti: 10 saat 4.449₺
%50 ön ödeme: 2.245₺ 10 saat sonrasından kalan 2.245₺ ödeme yapılarak ders tamamlanır.
Eğitmenler
Furkan BAŞER
Türkiye Kaykay Federasyonu Milli Takım Kaptanı 2x Türkiye Şampiyonu
Ahmet Bozkuş
Türkiye Kaykay Federasyonu Sokak Disiplini 2015 Paris Ülke Temsilcisi.
Kaykay Kulübü Kurallar Tabelası: Tesisimize gelmeden önce lütfen aşağıda yer alan kurallar tabelasını dikkatlice okuyunuz.
Kaykay olimpiyatlara nasıl ulaştı: kurumsal bir bakış açısı
Dr Mihail Batuev, Northumbria Üniversitesi mikhail.batuev@northumbria.ac.uk Sağlık ve Yaşam Bilimleri, Northumberland Binası, Newcastle upon Tyne, NE1 8ST, Birleşik Krallık.
+44 (0) 191 227 3840
Profesör Leigh Robinson, Stirling Üniversitesi leigh.robinson@stir.ac.uk Sağlık Bilimleri ve Spor Fakültesi Pathfoot Binası, Stirling, FK9 4LA, Birleşik Krallık
+44 (0) 1786466281
Soyut
Kaykay Olimpiyatlara Nasıl Ulaştı. Yeni kurumsalcılık ve kaynak bağımlılığı teorisini kullanan bu makale, kaykayın geliştiği ve gelişmeye devam ettiği organizasyonel bağlamı incelemektedir. Radikal bir yaşam tarzı faaliyeti olarak, kaykay sporunun içinde yer alan birçok kişi, giderek daha resmi yapılar içinde rekabetçi kaykayda istikrarlı bir büyümeye rağmen, modern Olimpiyat Oyunlarının örneklediği kurumsallaşmış rekabetçi yapıdan uzaklaşmaya çalıştı. Bu makalenin amacı, sporun operasyonel olarak nasıl geliştiğini ve önemli bir gençlik sporu olarak Olimpik katılımın organizasyonel düzenlemeleri nasıl etkilediğini araştırmaktır. Veriler, bir dizi yarı yapılandırılmış görüşme yoluyla toplandı ve sosyal medya analizi, spor düzenlemeleri ve politika beyanları dahil olmak üzere seçilmiş ikincil kaynaklarla desteklendi. Araştırmanın sonuçları şunlardır: 1) diğer birçok spordan farklı olarak, kaykay her zaman etkinlik organizatörlerini, medya şirketlerini ve ekipman üreticilerini içeren ve yönetim organlarının daha çevresel bir rol oynadığı bir ağ işlevi görmüştür; 2) sadece ‘kaykaycılar açısından’ olsa da, Olimpiyatlara dahil olmayı destekleyen seçkin kaykaycılardan güçlü bir lobi vardı; 3) sonunda 2020 Olimpiyat Oyunlarına kaykayın dahil edilmesine yol açan Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC) ilgisi, son on yılda kaykayın örgütsel evrimini etkiledi ve bu sporda örgütsel meşruiyet konularını vurguladı.
anahtar kelimeler
rekabetçi kaykay; örgütsel evrim; Olimpiyat Oyunları; yeni kurumsalcılık; gençlik sporu; Tokyo 2020 kaykay komisyonu
Inderscience tarafından yayınlanan International Journal of Sport Management and Marketing dergisinde yayınlanmak üzere kabul edilmiştir.
Tanıtım
Kaykay, şehir sokaklarını ve 4 tekerlekli tahtalarla nesneleri kaydırma faaliyetinden kaynaklandı. Bununla birlikte, 1980’lerin başında, sponsorların ticari ilgisi ve rekabetçi kaykay sayesinde spordan geçimini sağlayan ilk profesyonel kaykaycı sporcular ortaya çıktı. Vert, Park, Street, Big Air ve Bowl disiplinlerini içeren rekabetçi kaykay, bu yazıda profesyonel bir spor olarak kabul edilir, ancak son otuz yıldır var olan ve son otuz yıldır var olan daha geniş bir olgunun yalnızca bir parçasıdır. kaykay aktivitesi. Sporun organizasyonu açısından, çoğu profesyonel sporda olduğu gibi, sporun hiçbir zaman net sınırları olmadığı için, kaykay araştırmak için zorlu bir alandır. Bunun nedeni, kaykay kültürünün
topluluk her zaman ana akım spora, rekabetçi değerlere ve aşağıda gösterildiği gibi kurumsal bürokrasiye karşı muhalefete dayanmaktadır:
Kaykay, geleneksel olarak konuşursak… tüm bunlara her zaman “anti” olmuştur… Paraya karşı. Anti şirket.
Anti örgüt. Anti temsil. Anti yargı. Anti kahraman. Takım karşıtı zihniyet. Ayrımcılık karşıtı… Kitlesel pazarlama, gösterişçi tüketim ve günlük hayatın gerçekliğini oluşturan saçmalıkların geri kalanının gerçekliğine kendini kaptırmak için paten kaymazsın. Günlük hayatın gerçeklerinden kaçmak için kayıyorsunuz. Bu yüzden yapıyoruz. Günlük hayat özellikle “eğlenceli” değildir.
Profesyonel kaykay yapan sporcuların çoğunluğu, kendilerinin sadece “kaykay süren sporcular değil, sporla bağlantılı bir yaşam tarzına katılması beklenen ‘patenciler’ oldukları” fikrini kabul etmektedir (Honea, 2013, s.1255). . 1990’ların ortasına kadar, rekabetçi kaykay ve ticarileştirilmesi, çoğu kaykay katılımcısı tarafından kurumsal ve bürokratik davranışlarla ilişkilendirildi. Örneğin, 1991’deki bir dizi yarışma sırasında kaykaycıların rekabete karşı tutumu şu şekilde rapor edildi:
Yarışmalara katılanların çoğu aslında yarışmak değil, yarışma dışında izleme, kardeşlik ve paten yapma gibi çevresel faaliyetlere katılıyordu. Bu patenciler yarışmaları yeni insanlarla tanışmak, yeni numaralar öğrenmek ve yeni ve zorlu parkurlarda paten yapmak için kullandılar… patenciler numaralarını okunması zor olacak şekilde tutturdu (örneğin, baş aşağı veya gömleğin en altına). Uygunluğun bu kasıtlı reddi, bu patencilerin ana akım sporun değerlerine tam olarak adanmadığını göstermektedir.
Beal (1995, s.259-260)
Bu düzen karşıtı değerler kaykay için temel olarak kabul edilir, bu nedenle geleneksel olarak bir eksiklik olmuştur.
sporcular arasında rekabetçi kaykay yapma taahhüdü ve buna karşılık gelen organizasyonel süreçlere direnç.
Bununla birlikte, 1990’ların ortasından bu yana, en büyük uluslararası ekstrem spor etkinliği olan ESPN X-Games’in ortaya çıkışı ve kaykay sporcusu ve rekabetçi kaykay için rol modeli olan Tony Hawk’ın gelişiyle, spor arzu edilen bir kariyer seçeneği haline geldi. birçok sporcu için. Beal (2013) tarafından vurgulandığı gibi, X-Games’in ortaya çıkmasıyla birlikte, kaykay, yalnızca kaykay dergileri ve filmler gibi geleneksel medya tarafından değil, yaygınlaşmasında önemli bir rol oynayan kitle iletişim araçları tarafından da teşvik edilmiştir. kaykayın çekiciliği ve daha fazla ticarileşmesi ve kurumsallaşmasında temel bir itici güç olmuştur. Bu gelişmeler temel olarak X-Games’in küresel televizyon yayınından ve 2000’lerde meydana gelen YouTube gibi internet video ve yayın hizmetlerinin yaygın olarak bulunmasından kaynaklandı.
Son yıllarda kaykay sporunu etkileyen en önemli değişiklik, kaykayın 2016 yılında Olimpik bir spor olarak dahil edilmesi olmuştur. Olimpik Hareketin stratejik yönü olan 2020 Olimpiyat Gündemi, yerel organizasyon komitelerine Olimpiyat programı için yeni sporlar önerebilme yetkisi vermiştir. . Sonuç olarak, Tokyo 2020 Organizasyon Komitesi’nin kaykayın dahil edilmesi önerisi Ağustos 2016’da onaylandı ve kaykay, Olimpiyatlarda ilk kez 2020’de başlayacak. YOG, IOC’ye yaz veya kış Olimpiyat Oyunlarına dahil edilmesine yol açabilecek yeni sporlar ve formatlar denemesi için bir fırsat sağlamak. Tam Olimpiyat programına dahil edilmesi, Tokyo 2020 Kaykay Komisyonu’nun (TSC) kurulmasına yol açtı ve bu da Uluslararası Tekerlekli Sporlar Federasyonu (FIRS) ile Uluslararası Kaykay Federasyonu (ISF) arasında yeni bir ortaklık yarattı. IOC. FIRS, dopingle mücadele de dahil olmak üzere “kurumsal konularda” liderliği üstlenecek, ISF ise “kendini ifade etme, tutku ve yaratıcılık özgürlüğünü” destekleyecektir (TSC, 2016). IOC’nin kaykay sporuna ilgisi ve sonunda sporun Olimpiyatlara dahil edilmesi, uluslararası kaykay organizasyonunda aşağıda daha ayrıntılı olarak tartışılan bir dizi yapısal değişikliği tetikledi. Bu nedenle, bu makalenin amacı, sporun organizasyonel olarak nasıl geliştiğini ve son zamanlardaki Olimpik katılımın organizasyonel düzenlemeleri nasıl etkilediğini araştırmaktır.
Makale, uygun literatüre genel bir bakışla başlamakta, ardından vakaya dayalı yöntemin bir açıklaması, öncelikle elit kaykay sporcularıyla yapılan görüşmeler ve belge analizi ile operasyonel hale getirilmektedir. Sonuçlar, yeni kurumsalcılık ve kaynak bağımlılığı teorisi – bu araştırma için uygun olduğu düşünülen teorik perspektifler – merceğiyle sunulmakta ve açıklanmaktadır. Son olarak, gençlik sporunu etkileyen örgütsel değişimde kültürel meşruiyetin önemine ilişkin sonuçlar sunulmaktadır. Bunu yaparken, bu makalenin bilgi alanına en büyük katkılarından biri, dış ve iç baskılara yanıt verdiği için kaykayın geçirdiği örgütsel evrimin kapsamlı bir açıklamasıdır. Uluslararası kaykayın organizasyonel alanının yapısal ve kültürel özelliklerinin daha geniş bir anlayışını sağlamayı ve bu alandaki değişikliklerin arkasındaki gerekçeleri ve mekanizmaları analiz etmeyi amaçlamaktadır. Son olarak, IOC’nin sporun yapısal düzenlemeleri üzerindeki etkisine işaret etmektedir.
Teorik arka plan
Bu çalışmanın bağlamıyla özellikle ilgili olan iki teorik bakış açısı bulundu: yeni kurumsalcılık ve kaynak bağımlılığı teorisi. Bu araştırma için birincil teorik çerçeve olarak yeni kurumsalcılığın seçimi, ana fikirlerinin araştırma bağlamına uygulanabilirliğine ve sporun örgütsel alanlarını inceleyen ampirik çalışmaların gözden geçirilmesine dayanıyordu. Yeni kurumsalcılık, örgütleri sosyolojik bir perspektiften ele alır ve çevrelerindeki beklentilere uymak için değiştiklerini savunur (DiMaggio ve Powell, 1983). Spesifik olarak, bir örgütsel alan kavramı ve onun baskın kurumsal mantığı,
yaratıcılık, kendini ifade etme ve kontrole karşı çıkma gibi farklı kültürel özellikleriyle tanınan uluslararası kaykay organizasyonu. Örgütsel bir alan, “katılımcıların, alan dışındaki aktörlerden daha sık ve kaçınılmaz olarak birbirleriyle etkileşime girdiği” bir topluluktur (Scott 2001, s. 84), dolayısıyla kurumsal fikirlerin örgütsel sınırlar arasında dolaştığı (Sahlin ve Wedlin, 2008). Prahalad ve Bettis (1986), örgütsel alanın baskın mantığının, aslında, örgütsel bir alanda karar vericilerin davranışlarına rehberlik eden paylaşılan fikir ve inançları temsil ettiği için, makro düzeyde örgüt kültürünün bir tezahürü olduğunu iddia eder. Bu nedenle, O’Brien ve Slack (2003) tarafından kabul edildiği üzere, “örgütsel alanda baskın kurumsal mantık” terimi, “makrokültür” teriminin karşılığıdır.
Spor kültürü, “spor endüstrisinde kabul edilebilir davranışlar için standartları belirleyen, sporda ortak olan bir dizi temel değer, inanç ve tutum” olarak tanımlanabilir (Hoye, Nicholson ve Smith, 2008, s.507). Bu makalenin amaçları doğrultusunda, makro perspektifte kültür, kaykayın değerlerinin tartışılması yoluyla görülecektir. Kültürün değerlerden daha fazlası olduğu ve önemli özelliklerin kabul edilebilir çalışma biçimleri ve normlar gibi diğer boyutlara yansıyabileceği anlaşılırken, değerler literatürde kültürleri incelemek için büyük ölçüde kullanılmıştır. En önemlisi, Avustralya spor organizasyonlarının kültürünü araştıran Smith ve Shilbury (2004, s.151), “verilerden türetilen organizasyon kültürünün boyutları haline gelen 12 eksen kodundan en belirgin olanı şu sonuca varmıştır: ‘Değerler’”. Bu nedenle, bu çalışma, kaykayın makrokültürüne bir yaklaşım için değerlere dayalı bir yaklaşım benimser.
Donnelly (1996), yirminci yüzyıl boyunca yerleşik hale gelen ve Olimpizm ile profesyonelliğin bir ifadesi olarak yaratılan “prolympizm” olarak adlandırılan tek bir baskın spor kültürü olduğunu savunuyor. Bu prolympizm kültürünün artan egemenliği, sporun artan televizyonda görselleştirilmesi ve ticarileştirilmesinde ve yerli ve alternatif spor ideolojilerinin yaşadığı zorluklarda açıkça görülmektedir (Donnelly, 1996). Modern sporun baskın kültürünün ne olduğunun anlaşılmasının yanı sıra, teorik bir perspektiften, kurumsal teoriyi bu çalışmanın bağlamına uygulamak için alt kültürler kavramını kullanmaya ihtiyaç vardı. Donnelly’ye (2007, s.369-370) göre, alt kültürler “daha büyük ana kültürlerle çok ortak noktaları paylaşan, fakat aynı zamanda kendilerine ait tanımlanabilir kültürel unsurlara sahip kültürel birimlerdir”. Kaykay aktivitesi etrafında inşa edilen alt kültür, bir spor olarak kaykayın ayırt edici özelliklerinden biridir ve Tomlinson, Ravenscroft, Wheaton ve Gilchrist (2005), kaykayın temelde “yapmak” – katılmakla ilgili yaşayan bir kültür olduğunu belirtmişlerdir.
Kültür ve alt kültür kavramlarını örgütsel alanla ilişkilendirerek, örgütsel alanın kültürünü farklılaşma ve bütünleştirme perspektiflerinden ele alan ve bu bakış açılarını spora uygulayan Danisman, Hinings ve Slack’in (2006) yaklaşımını takip etmek mantıklıdır. Örgütsel alandaki kültürün yekpare ve homojen olduğunu savunan örgütsel alan kültürünün bütünleşme görüşüyle desteklenen örgütsel eşbiçimlilik kavramı, “bir popülasyondaki bir birimi çalışmaya zorlayan kısıtlayıcı süreci vurgular.
aynı çevresel koşullarla karşı karşıya olan diğer birimlere benzer” (DiMaggio ve Powell, 1983, s. 147). Örgütsel eşbiçimlilik olgusunun kanıtı, spor örgütsel alan çalışmalarında tespit edilmiştir. Örneğin, spor organizasyonunun yapısal evrimine ilişkin çalışmalar (Greenwood ve Hinings, 1988; Slack ve Hinings, 1992; Skinner, Stewart ve Edwards, 1999; Hoye ve diğerleri, 2008) izomorfik süreçlerin basit yapılardan örgütsel değişimi nasıl zorladığını göstermektedir. daha profesyonel ve bürokratik olanlara doğru. Bununla birlikte, alternatif bir bakış açısı, kurumsal çoğulculuk, örgütsel eşbiçimcilik kavramına karşı çıkar. Bu kavram, örgütlerin birden çok amacı yerine getirebileceğini ve birden çok mantığı bünyesinde barındırabileceğini öne süren bir örgüt alanının kültürünün farklılaşma görüşü tarafından desteklenmektedir (Kraatz ve Block, 2008). Fahlen (2006), Southall, Nagel, Amis ve Southall (2008), Southall ve Nagel (2008), Steen-Johnsen (2008) tarafından spor alanında yapılan çalışmalar sonucunda çeşitli kurumsal mantıkların bir arada bulunma olasılığı ortaya çıkmıştır. ), Skirstad ve Chelladurai (2011).
Yeni kurumsalcılık içindeki bir diğer merkezi kavram, örgütsel meşruiyet kavramıdır. DiMaggio ve Powell’ın (1983) çalışmalarını özetleyen Greenwood (2008, s.100), yeni kurumsalcılığı büyük ölçüde “kuruluşların başarısı ve hayatta kalması için bir açıklama olarak verimlilikten ziyade meşruiyet vurgusu ile tanımlandığı” olarak görüyor. Yeni kurumsal teoride meşruiyet kavramı Zucker (1977) tarafından kısaca tanıtıldı ve Meyer ve Rowan (1977) tarafından daha da geliştirildi. Daha sonra Meyer ve Scott (1983, s.201) örgütsel meşruiyetin tanımını şu şekilde önerdiler:
… bir kuruluş için kültürel desteğin derecesi—yerleşik kültürel hesaplar dizisinin varlığı, işleyişi ve yargı yetkisi hakkında açıklamalar sağladığı ve alternatiflerin bulunmadığı veya reddedildiği ölçüde …. Böyle bir [n] durumda, meşruiyet esas olarak bir organizasyonun yeterliliğini şu şekilde ifade eder:
teori. Tamamen meşru bir organizasyon, hakkında hiçbir şüphenin sorulmayacağı bir organizasyon olacaktır. [Her hedef, ortalama, kaynak ve kontrol sistemi gereklidir, belirlenmiş, eksiksiz ve alternatifsizdir.] Mükemmel meşrulaştırma, eksiksiz (yani belirsizlik içermeyen) ve hiçbir alternatifi olmayan mükemmel bir teoridir.
Örgütsel meşruiyetin değerler ve inançlarla ölçüldüğü için örgütsel alanın kültürüyle doğrudan bağlantılı olduğu görülmektedir. Kesin olmak gerekirse, bu tür bir meşruiyet, onu düzenleyici meşruiyetten ayırmak için kültürel meşruiyet olarak adlandırılmalıdır. Bu nedenle kültürel meşruiyet, “bir varlığın eylemlerinin sosyal olarak inşa edilmiş bazı normlar, değerler, inançlar ve tanımlar sistemi içinde arzu edilir, uygun veya uygun olduğuna dair genelleştirilmiş bir algı veya varsayımdır” (Suchman, 1995, s. 574). Buna karşılık, düzenleyici meşruiyet, kurumsal mantıktan veya kültürden değil, “Devlet kurumları içindeki kural koyma ve uygulama faaliyetlerinden” (Deephouse ve Suchman, 2008, s.56) veya uluslararası yönetim organizasyonlarından kaynaklanmaktadır. Sporda düzenleyici meşruiyet örnekleri, bir devlet tarafından sporlarını geliştirme yetkisi verilen ve ayrıca Ulusal Olimpiyat Komiteleri tarafından Olimpiyat Oyunları için kalifikasyonları yürütmek üzere yetkilendirilen ulusal spor federasyonlarını içerir.
Düzenleyici meşruiyetin kaynakları, normalde devlet otoriteleri ve örgütsel alanlardaki kural ve düzenlemeleri tanımlayan yönetim kuruluşları olduklarından, nispeten kolay tespit edilirken, kültürel meşruiyetin kaynakları şunlardır:
daha soyut bir yapıya sahiptir. Greenwood (2008) tarafından Giddens (1984) ve Seo ve Creed’e (2002) dayalı olarak vurgulandığı gibi, kurumsal mantıklar kültürel meşruiyetin kaynaklarıdır, dolayısıyla meşruiyet kavramının temel meselesi, kültürel meşruiyet üzerinde kimin kolektif otoriteye sahip olduğunu belirlemektir. belirli bir ayar. Bu soru literatürde (örneğin, Meyer ve Scott; 1983, Ruef ve Scott, 1998) topluluklar, popüler görüşler, endüstri analistleri, politik aktivistler ve genel olarak toplum bir meşruiyet kaynağı olarak öne sürüldüğü geniş bir şekilde tartışılmıştır. , özellikle uzun süreler boyunca. Bununla birlikte, örgütsel meşruiyet kavramının sporun kurumsal alanlarına çok az uygulanması olmuştur, bu nedenle sporda örgütsel değişim çalışmalarında kullanılma potansiyeli bulunmaktadır.
Literatür aynı zamanda kaynak bağımlılığı ve güç ilişkilerinin uluslararası sporun örgütsel evrimi çalışmalarıyla ilişkisini de ortaya koymaktadır. Kaynak bağımlılığı teorisine göre (Pfeffer ve Salancik, 1978), kuruluşlar genellikle hayatta kalmak için yeterli kaynak üretemezler, bu nedenle kaynaklar için çevrelerine, özellikle diğer kuruluşlar tarafından kaynak tahsisine bağlıdırlar ve bu nedenle çevresel baskılara göre değişirler. . Kaynak-bağımlılık düşüncesi, organizasyonlar diğer kurumlardan gelen fonlara bağlı olduğu ve bunun getirdiği çevresel baskılara göre değiştiği için organizasyonel alanlar nosyonunun temelini oluşturur. Bu tür karşılıklı bağımlılıklar, yasal olarak bağımsız kuruluşlar arasındaki güç ilişkilerini yaratır.
Kaynak bağımlılığı teorisine içkin olan güç, iki açıdan görülebilir. Birincisi, tahakküm veya “üzerinde güç” olarak veya ikincisi, eylemde bulunma / faillik veya “güç verme” kapasitesi olarak (Gohler, 2009; Haugaard, 2010). Haugaard (2010), egemen güç görüşünün siyasi güce tekabül ettiğini, faillik görüşünün ise uzlaşıya dayalı, daha demokratik güç biçimlerini gerektirdiğini genelleştirir. Bu bağlamda, güç kavramı kaynak bağımlılığı teorisini yeni kurumsalcılıkla ilişkilendirir, çünkü zorlayıcı eşbiçimlilik “daha güçlü organizasyonların belirli örgütsel yapıları meşrulaştırması ve ağ akranlarına uymaları için zorlayıcı baskılar dayatması” (O’Brien ve Gevşek, 2004, s.16). “Kuruluşların içinde faaliyet gösterdiği toplumdaki kültürel beklentiler” tarafından da baskılar vardır (DiMaggio ve Powell 1983, s.150).
Böylece, kaykayın örgütsel evrimi, kaynak bağımlılığı düşüncesi kavramıyla desteklenen kültürel meşruiyet kavramına odaklanarak yeni kurumsallığın teorik çerçevesi içinde analiz edilecektir.
Yöntem
Bu makale, uluslararası rekabetçi kaykayın organizasyonel evrimine ilişkin bir vaka çalışmasına dayanmaktadır ve 2011’den 2016’ya kadar yürütülen daha geniş bir doktora araştırma projesinin bir parçasıdır. olgu, bir örneklemden ziyade vaka içinde birden fazla araştırma aracının dahil edilmesine izin vermesidir (Bryman, 1989) ve Yin (2003, s.8) vaka çalışmasının benzersiz “çok çeşitli kanıtlarla başa çıkma yeteneğini” vurgular. belgeler, eserler, röportajlar ve gözlemler.” Bu araştırmanın özel bağlamı açısından, sosyal inşacılığın epistemolojik konumunu ve öznelci ontolojik varsayımları korumak gerekli olduğundan, bu çalışma için teorik perspektif olarak yorumlayıcı perspektif en uygunuydu. Bu bakış açıları, fenomenler hakkındaki anlam ve bilginin katılımcılar tarafından yaratıldığını ve zamana, kültürel bağlama ve onların geçmişine bağlı olduğunu öne sürer. Fenomenolojik araştırma metodolojisinin, herhangi bir hipotezi test etmek yerine geliştirilecek konuya dair içgörüye ve yorum aramaya izin verdiğine inanılıyordu (Creswell, 2013). Kaykayın organizasyonel evrimine odaklanan araştırma ile, süreçsel bir analiz yaklaşımının araştırma hedeflerine ulaşılmasını kolaylaştırdığı bulunmuştur, çünkü evrim bir süreçtir ve bağlam ve anlayışa gömülü bir olaylar ve eylemler dizisi olarak düşünülmesi gerekir. olayların zaman içindeki sırası ve akışı. Bu süreçsel araştırmanın temel bir amacıdır (Pettigrew, 1997).
Bu araştırmanın teorik çerçevesine ve önceki katkıların dikkate alınmasına atıfta bulunarak, analiz biriminin seçimi ya mikro düzeyde (belirli bir organizasyon veya bölge) ya da makro düzeyde (tüm spor) olmuştur. Kaykayın uluslararası organizasyonuna yönelik akademik araştırmaların bariz eksikliği göz önüne alındığında, bu sporun organizasyonel evrim sürecinin tarihsel bir dokümantasyonunu sağlamanın uygun olduğu düşünülmüştür. Bunu yapmak için, tüm uluslararası kaykay sistemini dikkate almaya ve sonuç olarak araştırmayı belirli organizasyonlar veya bölgelerle sınırlamamaya karar verildi. Başka bir deyişle, bu çalışmanın analiz birimi uluslararası kaykay sporudur. Uluslararası sporda, vaka çalışması araştırmasının başlamasından önce hiçbir belirgin alt birim tanımlanmadı ve daha küçük alt birim seviyesinden ziyade ana analiz birimine kasıtlı olarak odaklanıldı. Bu nedenle bu çalışmada bütüncül durum çalışması deseni kullanılmıştır.
Araştırma tasarımı, yarı yapılandırılmış görüşmeler ve doküman analizi kullanılarak operasyonel hale getirilmiştir. Birincil veriler, uluslararası rekabetçi kaykayla uğraşan on bir kişiyle görüşülerek toplandı: mevcut ve eski profesyonel uluslararası kaykaycılar ve yönetim kuruluşlarından yetkililer (görüşülen kişilerin listesi için Ek’e bakın). Aktif uluslararası seçkin sporcularla yapılan görüşmeler, temel veri kaynağıydı. Çalışmanın içeriğine kısa bir genel bakışın gösterdiği gibi, tarihsel olarak sporcular kaykay organizasyonunda önemli bir rol oynamıştır. Ayrıca, bireysellik ve kendini ifade etme bu sporun her zaman temel özellikleri olmuştur ve takımlar, federasyonlar veya belirli yarışmalardan ziyade bireysel sporcular etrafında toplanmıştır. Böylece, bu araştırma, sporcu
kaykayda merkezilik ve görüşmeci olarak öncelikli sporcular ve eski sporcular. Uluslararası yarışmalar için sporcu listeleri alınmış ve katılımları onaylanan sporcularla e-posta, sosyal ağlar ve metinler aracılığıyla iletişime geçilmiş ve görüşmeyi kabul edenler araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmaya dahil edilen görevliler açısından, uluslararası kaykay organizasyonlarından en az bir yetkili ile görüşme yapılması hedeflenmiş ve bu organizasyonlarda stratejik pozisyonlarda bulunan veya bulunmuş kişilere e-posta yoluyla ulaşılmıştır. Yüz yüze görüşmeler, Barselona, İspanya ve Münih, Almanya’daki (Mayıs-Haziran 2013) iki X-Games etkinliğinde gerçekleştirildi ve bu etkinliklere bir dizi önemli bilgi kaynağı katıldı.
Analiz ayrıca dergi makaleleri, web forumlarındaki tartışmalar ve sosyal ağlardaki gönderiler/yorumlar gibi çok çeşitli belge ve materyallerden yararlanır. Kaykay katılımcıları ve yorumcuları tarafından yaygın olarak kullanılan sosyal medya çağında, Facebook ve Twitter’ın analizi, hiçbir medya yorumu olmaksızın ilk elden görüş sağladığı için araştırmaya son derece yardımcı oldu. Bu, bazı görüşme bulgularının doğrulanmasına ve kaykay uzmanlarının, kaykay aktivitesine profesyonel olmayan katılımcıların ve kaykayla ilgilenen kişilerin – “kaykay topluluğu”nun ek bakış açılarının dikkate alınmasına izin verdi. İkincil kanıt kaynakları ayrıca düzenlemelerin, yönergelerin ve politika beyanlarının belgesel analizini de içeriyordu. Tüm veriler bu araştırmada içerik tema analizinin ana aracı olan NVivo yazılımı kullanılarak kodlanmış ve analiz edilmiştir. NVivo’yu içerik analizi aracı olarak kullanmanın başlıca avantajlarından biri, röportajlardan sosyal medya içeriğine (gönderiler, yorumlar, tweetler) kadar çeşitli kaynaklardan ve farklı formatlardaki verileri entegre etmenin mümkün olmasıydı. NVivo’da, anahtar sözcükler ve düğümler sistemi, görüşme soru kılavuzlarına dayalı olarak geliştirilmiştir. Bu, veri analizi için yararlı bir başlangıç noktasıydı çünkü varsayım, bir sözcük ne kadar çok kullanılırsa o kadar büyük endişeleri yansıtıyor (Stemler, 2001). Belirlenen temalar arasında, Kurumsallaşma, Bürokratikleşme, Uluslararası yönetim organları, Ulusal spor organizasyonları, Olimpik hareket ve yüksek dereceli spor Kültürü gibi daha düşük dereceli temalar ile ilişkili alt dereceli temalarla birlikte, daha düşük dereceli temalar Kökler olmak üzere, yüksek dereceli spor organizasyonu teması yer aldı. Aktivite, Yaratıcılık ve “Oyun” ve Ana akım sporlara karşı tutum. Veriler ayrıca zaman dilimleri referans alınarak kodlanmıştır. Analiz, süreçsel analiz düşüncesi tarafından yönlendirildi, bu nedenle Pettigrew (1997) tarafından önerildiği gibi, yinelemeli bir tümdengelim ve tümevarım döngüsü izlendi.
Uluslararası kaykay organizasyonunun tarihi
1980’lerde kaykayın profesyonelleşmesi, hem geçimini kaykay yaparak sağlamak isteyen sporcular hem de mal veya hizmetlerini tanıtmayı amaçlayan şirketlere sponsorluk tarafından yönlendirildi. Daha sonra, profesyonel rekabetçi kaykayın yükselişi ve bunun bir spor olarak tanınması ihtiyacı, kaykayın yaratılmasını kolaylaştırdı.
yönetim kuruluşları veya “Kaykayın Kurumsal Bürokrasi” (Beal, 1995). ABD her zaman
rekabetçi kaykay gelişimi ve dolayısıyla kaykay organizasyonu açısından baskın ülke
ABD, esas olarak sporun küresel organizasyonunu yönlendirdi. Şekil 1, ana organizasyonun zaman çizelgesini sunar.
uluslararası rekabetçi kaykay etkinlikleri.
Şekil 1: Uluslararası rekabetçi kaykay organizasyonunun zaman çizelgesi
1981 – 1993
İlk organizasyon adımları • 1981: Ulusal Kaykay Derneği (NSA) oluşturuldu • 1986: Vancouver, Kanada’daki ilk uluslararası kaykay yarışması • 1987-1988: Münster, Almanya’daki ilk Dünya Kupası • 1993: NSA faaliyetlerini durdurdu
1993 – 2002
• Ana rekabet platformları olarak Dünya Kupası Kaykay ve X-Games • 1993: NSA’nın yerini almak üzere Dünya Kupası Kaykay (WCS) kuruldu • 1995: ESPN, programın ayrılmaz bir parçası olarak kaykay ile X-Games’i düzenlemeye başladı • 1995: WCS tarafından başlatılan Dünya Kupası Kaykay Turu ve sıralama sistemi • 2002: ABD’de United Professional Skateboarders Association (UPSA) kuruldu
2002 – 2016
• Olimpik etki ve çeşitli yönetim organları • 2002: Uluslararası Kaykay Federasyonu (ISF) kuruldu • 2005: yeni ABD Kaykay Derneği, ABD’nin yönetim organı oldu • 2007: kaykay, Uluslararası Bisiklet Federasyonu (UCI) kapsamında 2012 Olimpiyat Oyunları’na dahil edilmek üzere değerlendiriliyor. • 2009: İlk ISF Dünya Şampiyonası Boston’da yapıldı • 2010: Street League Skateboarding (SLS) başlıyor • 2011-2013: UCI’nin 2016 Olimpiyat Oyunları için kaykay yapmayı önerdiğine dair çeşitli raporlar • 2014: SLS ve ISF ortaklığı duyurdu ve SLS, ISF’yi resmi kaykay federasyonu olarak onayladı • 2014: Bir sergi etkinliği olarak Gençlik Olimpiyat Oyunları’nda kaykayın ilk çıkışı • 2016: IOC, kaykayın 2020’de Olimpiyatlarda görücüye çıkacağını onayladı
X-Games döneminde kaykayın kurumsallaşması, yönetici sayısının artmasında görüldü.
Bu dönemde oluşturulan ve/veya geliştirilen kaykay organizasyonları. Dünya Kupası Kaykay (WCS),
spor için küresel yönetim organı, 1993 yılında kuruldu (WCS, 2016). WCS Başkanı Don Bostick rolü özetliyor
WCS’nin “dünya çapında kaliteli kaykay yarışmaları düzenlemek ve kurmak ve bir sıralama [ing] sunmak” olarak
patencilerin rekabetçi kaykaydaki başarılarını onurlandıran ve bunlara değer veren sistem” (Young, 2013, s.40).
WCS’ye ek olarak, diğer kuruluşlar kaykay için uluslararası yönetim organları olduklarını iddia ettiler. Dünya Kaykay Federasyonu (WSF) 2014 yılında kurulmuş ve “tüm kaykay disiplinlerini içeren tek uluslararası kaykay organizasyonu” olduğunu iddia etmektedir (WSF, 2016). Ayrıca, kaykay için “spordaki paydaşlar, yön ve yönetişim sağlamak için bir yönetim organı oluşturma ihtiyacına karar verdikten” sonra 2002 yılında kurulan, yukarıda bahsedilen Uluslararası Kaykay Federasyonu (ISF) vardır (Cutler, 2011, s.30). Son olarak, Uluslararası Roller Sporları Federasyonu, paten sporlarının çeşitli disiplinlerinde (Slalom, Downhill, Street ve Vert) kaykay yapmayı içerdiğinden, FIRS’in sahip olduğu gerçeğine rağmen, kaykayın açıkça tekerlekli sporlara ait olduğunu savundu (FIRS, 2016). yarışma organizatörleri, kaykay sporcuları ve kaykay camiasından destek alamadı. Bununla birlikte, girişte vurgulandığı ve aşağıda tartışılacağı gibi, FIRS kaykayın Olimpiyat geleceğinde oynayacağı önemli bir role sahiptir.
Rekabetçi kaykayın yapısı
Kaykay topluluğu her zaman özerklik kaybından korkmuş ve kaykayın kaykaycılar tarafından organize edilmesi gerektiğine inanmıştır (Thorpe ve Wheaton, 2011). Sonuç olarak, uluslararası kaykaycılık çok az organizasyon yapısına sahip olmuş, daha çok bireyler ve organizasyonlar ağı olarak işlev görmüştür. Rekabetçi kaykaydan sorumlu yetkililer arasında, kaykay topluluğunun ana akım sporun organizasyonel uygulamalarını kopyalayan önemli değişiklikleri reddedeceği konusunda bir anlayış var. Yapısal bir bakış açısıyla, rekabetçi kaykay son yirmi yılda çok parçalı kaldığı için, FIRS, Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) ve ISF gibi bir dizi uluslararası kuruluş bu spor üzerinde kontrol kurmaya çalıştı. Bu girişimler çoğunlukla IOC’nin Olimpiyat programını daha genç izleyiciler için daha alakalı hale getirme ilgisiyle bağlantılıydı ve bu da kaykayın Oyunlara girmesiyle gerçekleşti. Şekil 2, şu anda kaykayla (FIRS, ISF, WSF) ve en büyük etkinliğin organizatörleriyle (X-Games, World Cup Skateboarding, Street League Skateboarding) bağlantılı uluslararası yönetim organlarının haritasını sunmaktadır.
Şekil 2: Uluslararası rekabetçi kaykay organizasyonu
Şekil 2: Uluslararası rekabetçi kaykay organizasyonu
Yalnızca FIRS, IOC tarafından tanınır, ancak FIRS hiçbir zaman önemli bir uluslararası etkinlik düzenlememiş veya onaylamamıştır. Bunun nedeni, IOC’nin kaykay sporunu bir paten sporu olarak görmesi ve bu nedenle FIRS’i kaykay için uluslararası yönetim organı olarak tanımasıdır. Bununla birlikte, IOC ayrıca ISF’nin rolünü de tanır ve FIRS’in Tokyo 2020 Kaykay Komisyonu ile resmi bir ilişki yoluyla kaykayın Olimpik bir spor olarak sunulmasında bu organizasyonla ortak çalışmasını gerektirir.
ISF’nin kurucularından ve şu anki başkanı Gary Ream (2013, görüşülen kişi), ISF’nin kaykay sporunu korumak, uluslararası spor sahnesine, yani Olimpiyatlara girmesi durumunda temsil edilmesini sağlamak için kurulduğunun altını çiziyor. Uygun bir şekilde. Bu, profesyonel bir kaykaycı olan Tony Hawk’ın belirttiği gibi, profesyonel sporcuların endişelerini yansıtıyor:
Bence ISF’nin oluşumu için katalizör, IOC’nin Olimpiyatlara kaykay koymak istemesi durumunda bir komitenin hazır olmasıydı…. Atlamanız gereken birçok farklı çember var ve bir sürü
Bir etkinliğin onaylı organizatörü olmak ve IOC’nin sizi bir spor olarak görme şeklini değiştirmek için bürokrasi. ISF’nin oluşumu, kaykay endüstrisinin proaktif olması ve bu Olimpiyat fırsatına hazırlanmasıydı. Kaykay üzerinde yetki iddiasında bulunabilecek ve Olimpik katılım için herhangi bir gündemi olmayan başka kurulu komiteler ve yaptırım grupları da var. Bence kaykay sektörünün bu konuda kendini koruyacak kadar organize olması iyi bir şey.
Tony Hawk, Cutler’da (2011, s.30)
ISF’nin kuruluşunun ve işleyişinin arkasında birkaç profesyonel kaykaycı ve etkili ticari kaykay şirketlerinin temsilcileri vardı. Bununla birlikte, ISF her zaman çok ticari olarak odaklanmış olsa da, kaykaycıların çıkarları da ISF’nin organizasyonu içinde iyi bir şekilde temsil edilmiştir. Gerçekten de, bir kaykay yönetim organı kavramı, Uluslararası Kaykay Şirketleri Birliği’nin1 açık toplantılarından birinden Gary Ream’in “kaykay dünyası bir araya gelip Olimpiyatlara kasten girmezse, bir başkasının sonunda başarılı olacağını açıkladığı zaman ortaya çıktı. giriyoruz” (Mağara, 2014, sayfa numarası yok). ISF ofisi, Gary Ream’in aksiyon sporları iş girişimi olan Woodward Camp Pennsylvania’da bulunuyor. Bu nedenle, ISF’nin resmi olmayan bir “ağ” şeklinde çalıştığı, kaykay katılımcılarını bir yönetim organı olarak, ticari kaykay şirketlerini ve diğer ticari aktörleri bir araya getirdiği açıktır.
Şekil 2’de görülebileceği gibi, ISF ayrıca kaykaydaki en büyük yarışma organizatörleri olan X Games, WCS ve Street League Skateboarding (SLS) ile ilişkiler kurmuştur. Street League Skateboarding (SLS), profesyonel kaykaycı Rob Dyrdek tarafından “dünya çapında sokak kaykayının büyümesini, popülaritesini ve kabulünü teşvik etmek” amacıyla 2010 yılında kurulan yarışma serisidir (SLS, 2016, sayfa numarası yok). SLS yarışma formatı ve değerlendirme sistemi, uluslararası rekabetçi kaykay için tamamen yeni bir deneyimdi ve organizasyonel anlamda, geleneksel kaykay yaratıcılığı kültürü ile rekabet kurallarının standartlaştırılması arasında bir bağlantı görevi görüyor. SLS yarışma formatının tanıtılmasıyla birlikte, kaykay yapan sporcular, Olimpiyat Oyunlarında kaykayın nasıl görünebileceğini görmeye başladılar:
Sokak Ligi, Olimpiyatların onu almayı düşünmesinin nedenidir, çünkü bu, Olimpiyat kaykayına henüz inşa etmiş olabileceğiniz kadar yakındır. [SLS] onu yapılandırmak için oldukça sıkı çalıştılar: her şey sadece tek bir şekilde değerlendirilebilir. . . Eğer [IOC] kararı düşünmekte zorlanıyorsa, eminim ki bu [Sokak Ligi] neler yapabileceklerine dair bir rehber olarak izliyorlardır.
Brad McClain, profesyonel kaykaycı(2013, görüşmeci)
Bu nedenle, SLS, kaykay değerlerini yansıtan geleneksel olarak gevşek rekabet kuralları ile spor düzenlemelerinin standardizasyonu ihtiyacı arasında örgütsel bir uzlaşma olarak kasıtlı olarak tanıtılan bir yarışma formatıdır. Özellikle aşağıdaki kaykay değerleri açısından SLS formatı sporcuların yapabilecekleri püf noktalarında kısıtlama getirmemektedir. Bununla birlikte, anlık puanlama sistemi stile değil, hilelerin zorluğuna odaklandığından, kaykayın “stil” bileşeninden ziyade teknik yönünü tercih eder. Bu uzlaşma, Olimpiyat Oyunlarındaki rekabetçi kaykay kavramına çok uygundur.
Kültürel hususlar
On yıllar boyunca, kaykay, birçok katılımcı tarafından, yarışmaları kazanmanın önemli olduğu bir spordan ziyade alternatif bir yaşam tarzı olarak görülmüştür (Wheaton, 2004). Röportaj yapılan modern en iyi yarışma kaykaycılarının hiçbiri, yarışmaları kazanmayı bir numaralı kariyer önceliği olarak görmüyor. Örneğin, 38 yaşındaki Brezilyalı profesyonel kaykaycı Sandro Dias (2013, görüşmeci), çocukken bu aktiviteye eğlence için başladığından beri kaykaycılığa karşı tutumunda gerçekten hiçbir şeyin değişmediğini iddia ediyor:
Hala sahip olduğum duygu, kaykayın eğlence için olduğu. Ve hepsi aynı çünkü bunu yapmayı seviyorum. Ben profesyonel bir kaykaycıyım çünkü her şey parayla ilgili değil. Ben profesyonel bir patenciyim çünkü paten kaymayı seviyorum. Hala her gün paten kaymayı seviyorum. Arkadaşlarımla paten kaymayı seviyorum. Bir yarışma için antrenman yapmayı sevmiyorum, paten kaymayı seviyorum! Fark budur.
Aynı şekilde, görüşülen kişilerin çoğu, alternatif kaykay değerleri olarak adlandırılabilecek şeylere olan derin ve samimi inançlarını dile getirdiler. Bu nedenle araştırma, geleneksel spor değerleri olan rekabetçilik ve kazanmanın profesyonel sporcular tarafından, yarışmalarda yer almalarına rağmen çok önemli görülmediğini iddia etmek için kanıtlar sunmaktadır.
Kültürel olarak kaykayın çoğu ana akım spordan çok farklı olduğu ve Olimpiyat hareketinin ideallerine uymadığı açıktır. Aslında, tarihsel olarak kaykaydan daha “anti-Olimpiyat” bir spor olmadığını ve çoğu kaykaycının kendilerini rakip olarak görmediğini, aksine tam tersi olduklarını söylemek, tartışmasız bir ifade olmayacaktır: hepsi arkadaş ve “dostlardır”. ”2. Sonuç olarak kaykayın değerleri geleneksel ve Olimpik sporlar için zorunlu olan organizasyonel özelliklere uymamaktadır. Örneğin Olimpiyat Oyunları, sporcuların kendi ülkelerini temsil ettikleri etkinliktir. Kaykay katılımcıları, kaykayın kişiliklerini ifade etmelerine izin verdiğini, bunun bireysellikle ilgili olduğunu ve milliyetçilikle çok az ilgisi olduğunu iddia ediyor (X-Games, 2014). Rekabetçi kaykaycılık hiçbir zaman bir uyuşturucu testi rejimine sahip olmadı ve organize yarışmalar kaykay için oldukça yeni olduğundan, uyuşturucu
Test, birçok kaykaycı için düşünülemez bir şeydir, faaliyetlerinin geleneksel değerlerine aykırı bir şeydir.
Birçok katılımcı, çevrimiçi imza kampanyalarında (Haveboard, 2007; Clark, 2016) ve yayınlarda (X-Games, 2014, Stratford, tarih yok) olimpiyatlarda kaykaycılığa karşı görüşlerini güçlü bir şekilde dile getirerek, kaykaycıların her zaman sahip oldukları alternatif kültürel değerlerin terfi, “disiplinli, hiyerarşik, milliyetçi Olimpiyat rejimiyle bağdaşmaz” (Thorpe ve Wheaton, 2011, s.831). Örneğin, 7500’den fazla kişi bu dilekçeyi imzaladı:
Olimpik Sporculara olan saygımızla, biz aşağıda imzası bulunan kaykaycılar ve savunucular, IOC’nin KAYKAYAYI OLİMPİK SPOR OLARAK KABUL ETMEDİĞİNİ veya Olimpiyatları pazarlamak için kaykay kullanmamasını şiddetle talep ediyoruz. Ayrıca, IOC’nin kaykayın IOC tarafından tanınan yönetim organı olduğunu iddia eden veya onlara fon sağladığını iddia eden herhangi bir kişi veya grubu tanımamasını rica ediyoruz. Kaykay bir “spor” değildir ve kaykayın sömürülmesini ve Olimpiyat programına sığdırılmasını istemiyoruz. Olimpiyat katılımının kaykayın çehresini, bireyselliğini ve özgürlüklerini sonsuza dek değiştireceğini düşünüyoruz. Kaykaycıları veya kaykay parklarını hiçbir şekilde desteklemeyeceğini düşünüyoruz. Bunun bir parçası olmak istemiyoruz ve kaykayın Olimpik bir spor olarak eklenmesi halinde olimpiyatları desteklemeyeceğiz.
Clark (2016, sayfa numarası yok)
Bununla birlikte, bu araştırma, çoğu elit kaykaycının genel olarak Olimpik kaykay fikrini desteklediğini gösterdi. Yakın zamanda emekli bir kaykaycı olan Rob Dyrdek (2013, görüşülen kişi), röportajında kaykayın Olimpiyatlarda yer alması gerektiğini ve bir kaykaycının ülkesi için altın madalya kazanmasının inanılmaz olacağını öne sürdü. Görüşülen kişilerin çoğu Olimpiyat katılımını memnuniyetle karşıladı, ancak bunun Olimpiyat hareketi içinde nasıl organize edileceği konusunda endişeliydi. Sandro Dias’ın görüşü, kaykayın Olimpiyatlara yalnızca “kaykay terimleri” ile girmesi gerektiğine dair bir inancı vurgulamaktadır:
Kaykay yapmayı Olimpiyatlarda görmeyi kabul ediyorum, çünkü kaykay dünya çapında bir şeydir. Olimpiyatlar kurallarımıza saygı duyduğu sürece bizim için iyi olur. Kaykay sevgimize saygı duydukları sürece, olimpiyatlar için iyi olur. Kurallarımız, rekabet biçimimiz, yaşam tarzımız gibi bir şeyi değiştirmeye çalışırlarsa, bu iyi olmaz – o zaman aynı fikirde değilim. O zaman yokum, çünkü olimpiyatlara ihtiyacımız yok. Bize ihtiyaçları var çünkü çok “yaşlılar”. Bu yüzden bize ihtiyaçları varsa, lütfen bize saygı gösterin. Ama bizim formatımızı ve kurallarımızı olimpiyatlara sığdırırlarsa bizim için çok iyi olur. Bu da piyasa ve tüm sektör için çok güzel olurdu.
Sandro Dias, profesyonel kaykaycı (2013, görüşmeci)
Asıl endişe, kaykay değerlerini korumak ve güvenilir bir düzenleme ve yargılama sistemine sahip olmak için Olimpik kaykayın nasıl organize edilmesi gerektiğidir. Muhtemelen, bu endişe, IOC’nin görmek istediği ile kaykay topluluğunun alıştığı arasında makul bir uzlaşma sunan Street 14 League Skateboarding’in (SLS) varlığı ile ele alınmaktadır.
Tartışma
Yeni kurumsal teori, ağırlıklı olarak, kurumsal alanlardaki örgütsel yapılar ve süreçler arasındaki benzerliklerde veya farklılıklarda belirgin olan “yakınsayan” değişim yoluyla örgütsel değişimi açıklamakla ilgilendi (Scott, 2004). Spor organizasyonlarının yapılarının akademik tartışması, esas olarak organizasyonel değişim bağlamında yer almış ve amatör spor organizasyonlarının profesyonel organizasyonlara dönüşümünü ele almıştır. Bu, sporun resmileşmesine ve bürokratikleşmesine yol açmıştır. Sporda organizasyonel değişim üzerine yapılan çalışmaların çoğu, sadece nadir durumlarda, spor organizasyonlarının (ve uluslararası federasyonların olmadığı) izomorfik eğilimlerden kaçtığını ve yapılarda bazı farklılıklar gösterdiğini ileri sürmüştür. Örneğin, Flatum (2013, görüşülen kişi) ve Steen-Johnsen (2008), Norveç’te snowboard yapmaktan sorumlu özerk bir federasyon statüsü elde etmek için bir savaş kazanan Norveç Snowboard Federasyonu (NSBF) örneğine, Norveç Kayak Federasyonu sporu birleştirmeye çalıştı. Sonuç olarak, Norveç’te rekabetçi snowboard organizasyonu, “örgütsel süreçlerde güçlü bir etkileşim derecesi, kayıt dışılık ve açıkça yetki kullanmadan karar verme tercihi” ile karakterize edilebilir (Steen-Johnsen, 2008, s.347).
Bu nedenle, Norveç snowboardunda, NSBF tarafından bazı resmi yapısal kriterlerin yerine getirilmesi gerekmesine rağmen, ulusal snowboard organizasyonunun ağ yapısı sporu etkilemeye devam etti. Rekabetçi snowboardun örgütsel evrimi, örtüşen topluluklar ve “board” kültürlerinin benzerlikleri nedeniyle kaykay sporu için en uygun örnek gibi görünüyor. Sonuç olarak, snowboardun Olimpiyat tarihinden öğrenen kaykay topluluğu, sporları için Olimpik bir gelecek konusunda endişeli ve kaykayın başka bir sporun uluslararası federasyonu tarafından yönetilmesine izin vermeye isteksiz.
IOC’nin sporun yapısıyla ilgili katı kriterleri vardır, bu nedenle yönetim organlarının Olimpiyatlarda tanınmasıyla bağlantılı bürokratikleşme baskıları güçlü olmuştur (Augestad, Bergsgard ve Hansen, 2006; Skille, 2011). Bununla birlikte, bu araştırmanın bulguları, uluslararası kaykaydaki yapısal düzenlemelerin ana akım sporlara kıyasla önemli ölçüde farklı bir şekilde geliştiğini göstermiştir. Sporun profesyonelleşmesi ve ticarileşmesinin, kaykayın kültürel özelliklerini ve dolayısıyla hümanist kültür perspektifindeki “medeniyet”e benzer, modern rekabetçi sporu kurduğu düşünülen izomorfik süreçleri ihmal etmesi beklenebilirdi (Girginov, 2010, s. .400) uluslararası spor yapılarının bürokratikleşmesine ve resmileşmesine yansıyacak ve gerçekleşecekti. Ancak bu, sporun organizasyonel alanına giren güçlere rağmen belirli bir dereceye kadar gerçekleşti.
Uluslararası rekabetçi kaykay hala tüm sporun yönetiminden sorumlu önde gelen bir uluslararası organizasyona sahip değil. Araştırma, sporun belirli bölümlerinin ve bölümlerinin kontrolünde birlikte çalışan birkaç uluslararası yönetim organizasyonunun olduğunu tespit etti. ISF, WCS ve WSF gibi büyük uluslararası kaykay organizasyonları ağlar olarak yapılandırılmıştır ve sonuç olarak, çok sınırlı bir ölçüde kurumsallaşmışlardır ve çok az bürokratikleşme ile nispeten gayri resmi kalmıştır. Mintzberg’in (1979) organizasyon teorisi açısından, gençlik sporlarındaki ağlar, “aşırı sporcular ve seyirciler, spor yayıncılığı yöneticileri ve spor etkinlikleri için kurumsal sponsorluk yöneticileri arasındaki simbiyotik ilişki” ile örgütsel bir “adhokrasidir” (Mawson, 2002). , s.257). Bu nedenle, bir ağ – kaykayda tipik bir yapı, ancak uluslararası sporlar için alışılmadık bir organizasyon tasarımının güçlü bir şekilde mevcut olduğu bulundu. Özetlemek gerekirse, uluslararası kaykay alanı, kaykayın geleneksel “alternatif” mantığına ek olarak rekabetçi ve ticari mantık olan bu alanın yapısı ve organizasyonların içerdiği çoklu mantıklar açısından her zaman çeşitlilik göstermiştir. Böylece kurumsal çoğulculuk kavramı, uluslararası kaykay alanının evrimini açıklar.
Bu araştırmanın ele aldığı kilit sorulardan biri, kaykayda kültürel meşruiyetin küresel spor yönetişim çerçeveleri içinde düzenleyici meşruiyete nasıl karşılık geldiğiydi. Uluslararası kaykay organizasyonlarının hayatta kalması için kültürel meşruiyet tesis etmesi kritik öneme sahiptir, çünkü düzenleyici meşruiyet henüz tesis edilmemiştir. Bu iki kavram arasındaki ilişkiler, bu sporlardaki en iyi sporcuların Olimpiyat Oyunlarına katılmaya yönelik tutumları ile kendini göstermiştir. Kültürel ve düzenleyici meşruiyetler arasındaki ilişkilerin, sadece sporcuların Olimpiyat Oyunlarına yönelik tutumlarından daha karmaşık olduğu anlaşılsa da, bu görüşler, kaykay topluluğunun büyük bir kısmında Olimpik hareketin kültürel meşruiyet eksikliğinin derecesini göstermektedir. Genel olarak, rekabetçi kaykayda profesyonel sporcuların çoğunluğu Olimpiyatlara katılmak istedi. Ancak bu bulgular, Olimpiyat hareketinin tüm rekabetçi kaykaycılar tarafından kültürel olarak kabul edildiği anlamına gelmez. Sporcular Olimpiyatlara katılma istek ve isteklerini belirtmişler ve hemen hepsi Olimpiyat Oyunlarına katılımın hem sporcuların kariyerleri hem de genel olarak sporun gelişimi için somut faydaları olduğuna dikkat çekmiştir. Bununla birlikte, kaykay topluluğu için IOC, X-Games gibi diğer kurumlardan önemli ölçüde daha az kültürel meşruiyete sahiptir. Bu aynı zamanda, kaykayla ilgili tartışmalı olarak meşru konumunu ve IOC tarafından tanınan yönetim organı olarak statüsünü kullanarak, uluslararası kaykay üzerinde yetkisini elinde bulundurduğu FIRS için de geçerlidir.
Esas olarak ana akım spor organizasyonlarının kurumsal eşbiçimliliği ile ilişkilendirilen kültürel meşruiyet ve düzenleyici meşruiyet arasındaki karşıtlık, kaykayın organizasyonel evriminin anlaşılmasında merkezi öneme sahiptir. Kültürel meşruiyet, örgütler için bir dereceye kadar kültürel desteği yansıttığından, aynı zamanda yöneten örgütlere karşı direnişte de kendini gösterir. Diğer bir deyişle, organizasyonun kültürel meşruiyeti, düzenleyici meşruiyetinden önemli ölçüde düşük olduğunda, spor katılımcılarının bu organizasyona karşı direnç göstermesi muhtemeldir. Bu çalışma, kaykay sporunu yöneten organizasyonların kültürel meşruiyet eksikliğine katkıda bulunan üç ana konuyu tanımlamaktadır. Bunlar a) ağ organizasyon yapılarının yaygın olduğu kurumsal alana giren hiyerarşik ana akım spor organizasyonları; b) kaykayın geleneksel değerleri ile modern sporun modern rekabetçi değerleri arasındaki kültürel boşluklar ve c) ana yönetim organları ile kaykay yapan sporcular, organizasyonlar ve topluluklar arasındaki iletişim eksikliği.
Kaykay topluluğu arasında güçlü bir direniş oldu, ancak direniş belirli organizasyonlardan ziyade bir bütün olarak spor yönetimi kavramına yöneldi. Kaykaycılar, kaykayın Olimpiyat hareketine katılması fikrine ve sporun tek bir uluslararası organizasyon tarafından yönetilmesine ilişkin gerekliliklere karşı kampanya yürüttüler. Bu direncin kökleri kaykay tarihine dayanmaktadır ve kaykayda rekabet kavramıyla ilişkilidir:
Yarışmalar kaykay için neredeyse yeni, çünkü kaykay yapmak sadece bireysel bir şey… Bu, sadece yarışmaları ve kazanmayı düşünmek yerine her zaman daha eğlenceli hale getiriyor. Bunlar kaykayın kökleri değil.
Ryan Decenzo, profesyonel kaykay sporcusu (2013, görüşmeci)
Faaliyetin rekabetçi olması amaçlanmamıştı ve başlangıçta ana akım sporlara bir alternatif olarak yaratılmıştı. Gerçekten de, kaykayda ilk yarışmalar katılımcıların eğlencesi için yapıldı. Bununla birlikte, yarışmaların popülaritesinin artması ve yarışmalar etrafında organizasyonel yapıların gelişmesi, faaliyetin rekabetçi yönünün yükselmesine, değerlerde bir kaymaya ve kültürel doğanın bir çatlamasına yol açtı.
Bu kültürel meşruiyet eksikliğine rağmen sporun Olimpiyatlara dahil edilmesi düşünüldüğünde, kaynağa bağlı düşünme, çeşitli uluslararası spor federasyonları tarafından kullanılan bazı kararlar ve stratejiler için bir açıklama sunar; buna IOC ile ilişkiler geliştirmek, güç/bağımlılık yaratmak da dahildir. diğer spor organizasyonları ile ilişkiler ve kaykay üzerinde kontrol kurmaya çalışmak. Bu araştırmada, kaynak bağımlı örgütsel davranışın en belirgin örneklerinden biri ISF’nin kurulması ve faaliyetleridir. ISF, “kaykaycılığı korumak” birincil hedefiyle kurulduğundan ve o zamandan beri uluslararası kaykay üzerindeki kontrolünü güçlendirmeyi amaçlayan bir strateji izlediğinden, bu organizasyonun varlığı, IOC’nin kaykayla ilgili algılanan ilgisiyle ilgilidir. Bu stratejinin temel direği olarak, ISF karşılıklı olarak inşa etmiştir.
uluslararası kaykayın kurumsal alanındaki tüm kilit kuruluşlarla faydalı ilişkiler: FIRS, WCS, US Skateboarding, SLS ve X-Games. Tony Hawk gibi kaykay üzerinde etkisi olduğu düşünülen kişiler tarafından desteklenen ISF, IOC’den bağımsızlığını ve uluslararası kaykay ağı üzerindeki etkin gücünü korumuştur.
Uluslararası rekabetçi kaykay her zaman ticari aktörlerden oluşan bir ağ ile işlemiştir. Daha önce açıklandığı gibi, ISF’nin kurucuları ve yetkilileri, kaykayın ticari yanından gelmektedir. Yönetim kurulu ve ağı aracılığıyla, ISF, hukuken kar amacı gütmeyen bir kuruluş olmasına rağmen, büyük kaykay pazarına gayri resmi bir şekilde bağlı kalır. Güç/bağımlılık ilişkileri açısından, bu, IOC’den bağımsızlığından ödün vermeden varlığı için gerekli kaynakları güvence altına almak için, ISF’nin kaykaydaki en büyük ticari aktörlerle, örneğin board yapımcıları ile kaynak güdümlü ilişkilere sahip olması gerektiği anlamına gelir. , medya şirketleri ve kaykay tesisleri. Bu ticari kuruluşlar ve ISF arasındaki ilişkiler, ISF’nin ticari kuruluşlardan sağlanan fonlara ve ayrıca kaykay değerlerini koruma açısından desteklerine bağlı olduğu için karşılıklı olarak bağımlı olarak görülebilir. Bu işletmeler, yeni uluslararası pazarlara ve büyük uluslararası kaykay etkinliklerine tercihli erişim açısından ISF’ye bağımlıdır.
Kaynak bağımlılığı teorisi açısından oldukça benzersiz bir şekilde, çevreden kaynak akışı konusunda kısıtlamalar ve belirsizlikle karşı karşıya kalsa bile, ISF Olimpiyat kaynaklarına erişim sağlamaya çalışmadı ve kaykayın “zorunlu olarak içinde olması gerekmediği” pozisyonunu korudu. Oyunlar olsun ya da olmasın kaykayın rekabetçi olmayan bileşeni her zaman onun kalbi ve ruhu olacaktır” (Gary Ream, Bane, 2011). Bununla birlikte, ISF ve IOC arasındaki gayri resmi iletişim, IOC tarafından 2014 Gençlik Olimpiyatları’nda bir kaykay gösteri etkinliği düzenlemesi istendiği ve daha sonra Tokyo 2020 Kaykay Komisyonunun bir parçası olduğu için, bu yönetim organları arasında yakın bir işbirliğine dönüştü. Bununla birlikte, ISF, muhtemelen ticari kuruluşlara bağımlılığı nedeniyle, IOC tarafından bir spor yönetim organı olarak hiçbir zaman resmi olarak tanınmamıştır. Uluslararası Yaz Olimpiyat Federasyonları Birliği başkanı Ricci Bitti, ISF’ye atıfta bulunarak, “ticari fırsatlar tarafından yönlendirilmeyen uygun bir uluslararası kuruluşun kaykay yapması gerektiğini” önerdi (Radnedge, 2015, sayfa numarası yok). Genel olarak, “power to” ve “power over” kavramları (Gohler, 2009; Haugaard, 2010), kaykayın önemli ticari aktörleri ile olan ilişkilerini kullanarak, ISF kendisini uluslararası kaykay ağında “ajans” olarak kurmuştur. , ancak IOC’den bağımsız kalmıştır.
IOC’nin organizasyonel stratejileri ve davranışı, kaynak bağımlılığı perspektifinden de görülebilir. Genel olarak konuşursak, IOC daha fazla gençlik sporunu ve özellikle IOC’nin kaykay sporuna olan ilgisini dahil etmeye çağırıyor.
ayrıca kaynak güdümlü davranış olarak da görülebilir çünkü IOC televizyon reytinglerini artırmak ve gençleri çekmek istiyor. Bununla birlikte, uluslararası spor yönetim organlarının Olimpiyat hareketiyle uğraşırken çok az özerkliğe sahip olması nedeniyle, bu bağımlılık ilişkileri kaykay ve Olimpik hareketin güç ilişkilerine zayıf bir şekilde yansımıştır. Bu nedenle, IOC ve kaykay arasında karşılıklı bir bağımlılık olsa da, bu ilişki içinde IOC’nin spor üzerinde nihai “gücü” olduğu için güç dengesizliği açıktır.
Çözüm
Bu makale, kaykayın örgütsel evriminin karmaşık bir öyküsünü sunmaktadır: son yirmi yılda, kendisini rekabetçi bir spordan uzaklaştıran bir yaşam tarzı etkinliğinden en popüler yeni gençlik sporlarından birine hızla gelişen spor. Kurumsal ve kaynak bağımlılığı teorilerinin önceki uygulamalarını, organizasyonunun arkasında benzersiz bir tarihe ve mantığa sahip bir spora genişletir. Uluslararası rekabetçi kaykay her zaman medya şirketleri, etkinlik organizatörleri ve ekipman üreticileri gibi çoğunlukla ticari aktörlerden oluşan bir ağ işlevi görmüştür. Yönetim organlarının rolü, kaykay organizasyon yapılarında her zaman sınırlı bir öneme sahip olmuştur. Kaykay sporcuları ve etkinlik organizatörlerinden uluslararası kaykayın onu yönetmek için tek bir organizasyona ihtiyaç duyduğuna dair hiçbir belirti olmamasına rağmen, kaykayın Olimpiyat hareketine girmesiyle bu değişebilir.
Tarihsel olarak, modern sporlardaki örgütsel evrim ve değişim çalışmaları, profesyonelleşme, eş biçimli eğilimler, güç ve politik konulara odaklanma eğilimindedir (O’Brien ve Slack, 2003; Morrow ve Idle, 2008). Tüm bu yönler modern sporların örgütsel evrimini açıklayabilirken, uluslararası spor örgütlerinin kültürel meşruiyeti kavramının önemi bu çalışmadan ortaya çıkmaktadır. Kültürel profillerin yapısal düzenlemeler için bir temel oluşturması ve örgütsel değişimin kabul edilip edilmediğini belirlemesi nedeniyle, uluslararası spor organizasyonlarının örgütsel alandaki kültürel meşruiyetinin rolünün spor yönetiminde göz ardı edildiği bu araştırmadan açıkça görülmektedir. Bu bağlamda, sporcuların yapısal değişimi meşrulaştırmadaki rolü ve kültürel olarak meşru bir organizasyonun IOC tarafından tanınmaması nedeniyle sporlarının “sahipliğini” kaybetme tehlikesi, bir gençliğin uluslararası organizasyonu için kritik konular olarak ortaya çıkmaktadır. spor. Bu makale, kültürel-bilişsel unsurların ve alt kültürlerin kaykaydaki yapısal düzenlemeler üzerinde açıkça güçlü bir etkiye sahip olduğunu gösterse de, bunların nasıl çalıştıkları ve genel olarak modern spordaki değişiklikleri nasıl etkiledikleri konusunda hala bir eksiklik var. Bu nedenle, örneğin parkur veya elektronik sporlar gibi henüz spor olarak tanınmayan aktiviteler gibi çok yeni sporların evrimi bağlamında bunu daha fazla araştırmak değerlidir.
Bu çalışmanın spor uygulayıcıları için spor yönetimi ve uluslararası spor organizasyonu açısından daha geniş sonuçları vardır. Ağ organizasyon yapılarının kaykay organize etmek için geleneksel olarak gayri resmi bir yolu yansıttığı ve bu sporun değerleri ile uyumlu olduğu bulunurken, bu tür yapılara bağlılığın sporun gelişimini kısıtladığı düşünülmektedir. Merkezi otoritenin olmaması ve çok sayıda etkinlik, tur ve organizasyonla örtüşen uluslararası rekabet yapısı, bu sporların spor yöneticileri için uluslararası tekliflerini sunma açısından bir zorluk teşkil etmektedir. Başka bir deyişle, net bir rekabet yapısı olmayan bir sporu takip etmek seyircilere, sponsorlara ve medyaya çekici gelmeyebilir. Dolayısıyla bu çalışma, bu alandaki kültürel olarak meşru yapılar olarak kabul edilseler bile, küresel spor işinde geleneksel olmayan organizasyonel kurulumların sürdürülebilirliği sorusunu gündeme getirerek daha geniş spor yönetimi bilgisine katkıda bulunuyor.
On yıldan fazla bir süredir söylentiler ve tartışmalardan sonra, kaykay artık bir Olimpik spordur. Dahil edilmesi, Tokyo’daki Olimpiyat programına mükemmel bir katkı olacak ve 2020 Olimpiyat Gündemi’nin ve Tokyo Oyunları organizatörlerinin gençlere hitap etmeye odaklandıklarını beyan etme konusundaki isteklerini yerine getirmek için çok şey yapacak. Bununla birlikte, kaykay topluluğu her zaman, olimpik katılımın sonuçlarının, snowboard sporunun 1998’de dahil edilmesini takiben deneyimlediğine benzer olabileceğinden endişe duymuştur: sporun bürokratikleşmesi ve rekabetçi ve rekabetçi olmayan kaykay arasında daha fazla kültürel ayrım. Bu nedenle kaykayın “kaykay terimleri” ile Olimpiyat Oyunlarında yer alması toplum ve sporcular için kritik olmuştur. Örgütsel düzenlemeler şu anda Olimpiyat hareketinin değerleri ile kaykay topluluğu arasında bir uzlaşma gibi görünüyor, örneğin sporun tam kurumsallaştırılmasına karşı adil bir düzen karşıtı esnekliğin korunması; kaykayda ifade yaratıcılığına karşı spor kurallarının formalitesi; ve kişisel favoriyi seçmeye karşı katı değerlendirme kriterleri. Bu yeni organizasyonel düzenlemelerin nasıl işleyeceğini ve bu yeni Olimpiyat döneminin kaykayın evrimine neler getireceğini sadece zaman gösterecek.
Antrenörlerin gelişimine katkı sağlamak ve çalışmalarına bilimin ışığı altında rehberlik etmek amacıyla hazırlanarak yürürlüğe giren Antrenör Eğitimi Yönetmeliğine göre Antrenör Eğitim Sistemi Temel (Teorik) ve Uygulama Eğitimi olarak 2 aşamadan oluşmaktadır. Antrenörlük Eğitim Başvuruları 8-14 Şubat tarihleri arasında yapılacaktır.
Temel Eğitim uzaktan eğitim modeli ile Anadolu Üniversitesi ile imzalanan protokol kapsamında Açıköğretim Fakültesi bünyesinde yürütülmektedir. Antrenörlük mesleğine adım atmak isteyenlerin ve mevcut antrenör belgesinin kademesini yükseltmek isteyenlerden muafiyet hakkı bulunmayanların Temel Eğitim başvuruları 08-14 Şubat 2021 tarihleri arasında e-Devlet Kapısı-GSB-Spor Bilgi Sistemi üzerinden gerçekleştirilecektir. Temel Eğitimde başarılı olan adaylar ilgili federasyonca açılacak olan uygulama eğitimine katılacak olup uygulama eğitimi ve sınavında başarılı olmaları halinde antrenör belgelerini alabileceklerdir.
Antrenörlük Eğitim Başvuruları 8-14 Şubat
Antrenörlük Eğitim Başvuruları 8-14 Şubat
Temel Eğitim Sisteminde uzaktan eğitim modeli ile 5 farklı modülden (Spor ve Sağlık Bilimleri, Antrenman ve Hareket Bilimleri, Spor Yönetimi, Sporda Öğrenme ve Öğretme Sporda Psiko-Sosyal Alanlar) oluşan 5 kitap, 5 antrenörlük kademesi için toplam 24 kitap hazırlanmıştır. Kitap hazırlama sürecinde Spor Bilimleri alanında eğitim veren farklı üniversitelerden 121 akademisyen bölüm yazarı, 24 akademisyen kitap editörü 5 akademisyen ise baş editör olarak görev almıştır. Spor Bilimleri alanında hazırlanan bu 24 kitap şimdiye kadar hazırlanan en önemli referans kaynak niteliğinde görülmektedir. Temel Eğitime katılacak adaylar her kademe için aynı modüllerden farklı kitap setinden yararlanacaklardır. Temel Eğitimde uzmanlar tarafından hazırlanan kitapların yanı sıra yazılı, işitsel ve görsel olarak tüm e-öğrenme materyalleri adayların hizmetine sunulacaktır.
2020 yılında düzenlenen temel eğitim ve sınavından başarısız olarak bütünlemeye kalan adayların başarısız oldukları modüllerden, ilk kayıt tarihinden itibaren iki yıl içerisinde yapılacak sınavlara tekrar girebilme hakkı vardır. 2020 yılında düzenlenen temel eğitim ve sınavından başarısız olan adaylar için MART ayı içerisinde e-Devlet Kapısı-GSB-Spor Bilgi Sistemi üzerinden bütünleme başvuruları alınacaktır.2020 döneminde bütünlemeye kalan adayların e-Kampüs sistemi içerisinde yer alan eğitim materyallerine erişimi devam etmektedir.
2021/1 dönemi sınav tarihi olan 25 Nisan 2021 tarihinde tüm adayların sınavları gerçekleştirilecektir.
Eyüpsultan Belediyesi, Türkiye Kaykay Federasyonu’nun düzenlemiş olduğu Kaykay Şampiyonası Sokak Disiplini 2021 Yarışmasına ev sahipliği yaptı.
Şampiyona, 29-31 Ekim 2021 tarihlerinde Eyüpsultan Osmanlı Park’ta bulunan ve açılışı Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken tarafından meydana gelen Türkiye’nin en büyük Kaykay Parkı’nda yapıldı.
Yarışma hanımlar ve Erkekler olarak iki kategoride düzenlendi. Yarışmaya lisansı olan kadın ve erkek sporcular katıldı.
ŞAMPİYONLUK İÇİN KIYASIYA MÜCADELE ETTİLER
Yarışmada sporcular; eleme, yarı final ve finalde şampiyonluk için kıyasıya mücadele ettiler, pistte becerilerini sergilediler.
Sporcuların pistte yapmış oldukları birbirinden zor hareketler izleyenler tarafından uzun süre alkışlandı.
ÖDÜLLERİNİ BAŞKAN DENİZ KÖKEN’İN ELİNDEN ALDILAR
İki gün süren yarışmada erkeklerde Birinci Berke Dikişçioğlu, ikinci Ömer Batuhan Tanış ve üçüncü İbrahim Yılmaz oldu.
Hanımlarda ise Melis Sakaoğlu birinci, Safa Merve Nalçacı ikinci ve Hande Nur Uygun ikinci oldu.
Yarışma sonucunda dereceye giren sporculara ödüllerini Başkan Deniz Köken’in elinden aldılar.
“FARKLI SPOR BRANŞLARINI YAYGINLAŞTIRALIM İSTİYORUZ”
Başkan Deniz Köken ödül töreni öncesi basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “Kaykay Federasyonu sağolsun müsabakalarını burada gerçekleştirmiş oldu. Yarışmaya 30 erkek, 5 hanım yarışmacı katılım sağladı. Farklı spor dallarını yaygınlaştıralım istiyoruz ve elimizden geleni yapacağız. Yıllardır spor yalnız futbol üzerinden bina edildi. Dünya üzerinde çok çeşitli spor branşları var. Biz istiyoruz ki bu tarz şeylerin hepsini yaygınlaştıralım. Spor branşlarını ne kadar çoğaltırsak gençlerin bir o kadar spor yapma olanağı ve alanı olmuş olacak” şeklinde konuştu.
“BAŞKANIMA ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM, GENÇLERİMİZ SOKAKTA ANTRENMAN YAPIYORLARDI”
Türkiye Kaykay Federasyonu Başkanı Sedat Çelenk ise, “Genç bir kitleye hitap ediyoruz. Pandemiden dolayı 2 senedir duraksama oldu. Tokyo’da da 13 yaşındaki kızımız olimpiyat şampiyonu oldu. Gençlerimiz bu biçim parkurlar olmadan sokakta antrenmanlarını yapıyorlardı. Ben bu yüzden Başkanıma, bu parkı çok kısa bir sürede Türkiye’ye, Eyüpsultan’a kazandırdığı için çok teşekkür ederim. Hepimiz de Federasyon olarak burada yarış yapmaktan çok büyük bir keyif duyduk” şeklinde konuştu.
Türkiye kaykay şampiyonası park disiplini yarışları Beylikdüzü Belediyesi, SPX ve Furkan Başer’in katkılarıyla Kırlangıç Kaykay Kulübü Beylikdüzü tesislerinde gerçekleştirildi. Şampiyonaya Türkiye farklı yerlerinden bir çok sporcu becerilerini sergiledi.
2021 Türkiye Kaykay Şampiyonası’nın kazananları belli oldu. Türkiye Kaykay Federasyonu ve Beylikdüzü Belediyesi iş birliğiyle Yaşam Vadisi 2.Etapta bulunan Kaykay Park’ta düzenlenen şampiyonada, 24 sporcu savaşım etti. 13 sporcunun finale kaldığı yarışmada, hanımlarda Safa Merve Nalçacı, erkeklerde ise Alparslan Ayhan birincilik kupasını kaldırdı.
Türkiye Kaykay Federasyonu tarafından düzenlenen ve üç gün boyunca kıyasıya devam eden 2021 Türkiye Kaykay Şampiyonası’nın finalinde de heyecan dolu anlamış olur yaşandı. Etkinliğin ev sahipliğini meydana getiren Beylikdüzü Belediyesi tarafından Yaşam Vadisi 2.Etapta hayata geçirilen ve 5.5 metre ile Türkiye’nin en derin kaykay havuzu olma özelliğine sahip olan Kaykay Park’ta düzenlenen şampiyonada, kadın ve erkek kategorilerinde yarışan 24 sporcudan 13’ü finale kaldı. Şampiyonada yarışan 11 yaşındaki küçük Elanur Şen, cesareti ve kabiliyetiyle büyük beğeni toplarken aralarında ulusal kaykaycıların da olduğu 5 hanım sporcu kadınlar kategorisinde mücadele verdi. Erkekler kategorisinde yarışan 8 sporcu ise yaptıkları hareketlerle büyük alkış topladı. Her bir sporcunun 45 saniye boyunca pist içinde kaykaylarıyla yaptığı hareketlerin jüri tarafından değerlendirildiği yarışın finalinde, kadınlarda Safa Merve Nalçacı, erkeklerde de Alparslan Ayhan birincilik kupasını kaldırdı. İlk üçe giren sporcuların kupa, madalya ve armağan çeklerini Beylikdüzü Belediyesi 1.Başkan Vekili Serdal Mumcu ve Türkiye Kaykay Federasyonu Başkanı Sedat Çelenk takdim etti. Bununla beraber şampiyona boyunca ter döken tüm sporculara da anı madalyası verildi.
“Burası kapısında kilit olmayan bir pist”
Şampiyonanın kapanış töreninde mevzuşan Beylikdüzü Belediyesi 1. Başkan Vekili Serdal Mumcu, “Sporcu arkadaşlarımızı Beylikdüzü’nde görmek bizleri çok mutlu etti. Bundan sonraki şampiyonalarda da seve seve değerli sporcu dostlarımızı Beylikdüzü’nde ağırlamaktan memnun olacağız. Kaykay sporunun ülkemizde gelişmekte olan bir spor dalı bulunduğunu biliyoruz. Türkiye’deki en iyi pistlerden bir tanesindeyiz ve bu da bizlere ayrı bir mutluluk veriyor. Burası kapısında kilit olmayan bir pist ve bu sebeple kaykay sporuna gönül veren bütün sporcu arkadaşlarımızı Beylikdüzü’nde görmekten mutluluk duyarız.” diyerek sporcuları kutlama etti.
Temiz rulmanlar hızlı rulmanlardır. Kir ve pislik, kaçınılmaz olarak rulmanlarınızın içinde birikecek ve bilyeli rulmanların yavaşlamasına veya tamamen sıkışmasına neden olacaktır. Paten yataklarınızın uzun ömürlü olmasını istiyorsanız, düzenli bakım çok önemlidir. Küçük sorunlar, her bir yatağın dışına birkaç damla yağ damlatılarak ve ardından bir dönüş verilerek çözülebilir. Bu işe yaramazsa, onları derinlemesine temizlemek isteyeceksiniz.
Size 5 kolay adımda paten yataklarınızı temizlemeyi öğreteceğiz. Aşağıdaki adımlardan birini takip edin veya atlayın:
Tekerlekleri Çıkarın Rulmanları ve Kalkanları Çıkarın Rulmanları Temizleyiciye Daldırın Kurutun ve Yeniden Yağlayın Kalkanları ve Montaj Yataklarını Değiştirin İpuçları:
İnsanlar bazen kaykay tekerleklerini temizlemeyi rulmanlarla karıştırır, aslında sadece rulmanlarınızı temizlemeniz gerekirken tekerleklerini temizlemeleri gerektiğini düşünürler. Longboard’lar, kaykaylarla tamamen aynı rulmanları kullanır, bu nedenle bu işlem longboard rulmanları için de işe yarayacaktır. Rulmanlarınız metal kalkanlara sahipse, içlerini temizleme yeteneğiniz sınırlı olacak, ancak yine de faydalı olacaktır. Kauçuk kalkanları varsa veya kalkanları yoksa, aşağıdaki adımları izleyerek kolayca hayata döndürebilirsiniz.
Temizlik için Gerekli Malzemeler
Başlamadan önce, birkaç araç ve malzemeye ihtiyacınız olacak. Her şeyi bir araya getirdiğinizde, size 5 kolay adımda kaykay yataklarınızı evde nasıl temizleyeceğinizi öğreteceğiz.
Temizlik için Gerekli Malzemeler
Paten aracı (veya İngiliz anahtarı) Tepsi (donanımı saklamak için) Jilet veya çengelli iğne Bez veya diş fırçası çözücü Kap veya kase (çözücü için) Rulman yağlayıcı
1. Tekerleri Çıkartın
Kaykay aletiniz veya anahtarınızla aks somunlarını sökerek ve tekerlekleri kamyon aksınızın üzerinden kaydırarak başlayın.
1. Tekerleri Çıkartın
Aks somunları ile aksın içi ve yataklar arasındaki rondelaları takip ettiğinizden emin olun. Küçük bir donanım parçasını kaybetmemeniz için aks somunlarını ve hızlı pulları küçük bir tepside düzenleyip saklamanın en iyi yolu olduğunu düşünüyoruz.
2. Rulmanları ve Rulman Kapaklarını Çıkartın
Ardından, kamyonunuzun aksını kullanarak tekerleklerinizden kaldırarak rulmanlarınızı tekerleklerinizden çıkaracaksınız. Bunu yapmak için, aks üzerinde yalnızca bir yatak olacak şekilde tekerleği yarıya kadar aksın ucuna kaydırın. Aks, yatağın içini güvenli bir şekilde yakalarken, yatağı dışarı doğru kaldırırken tekerleği dışa ve çevresine çevirin. Tekerleği ters çevirin ve tekrarlayın.
2. Rulmanları ve Rulman Kapaklarını Çıkartın
Rulmanlarınız tekerleklerden çıktıktan sonra, jilet, raptiye veya çengelli iğne gibi keskin ve sivri bir şeyle yatak kalkanlarını çıkarın. Kalkanı bükmemeye ve yanlış şekillendirmemeye çalışın, aksi takdirde tekrar taktığınızda bilyalı yataklara sürtünmesine neden olabilir. Bunları donanım tepsinizde de takip ettiğinizden emin olun.
İpucu: Bazı kurulumlarda, tekerlekteyken iki yatak arasına oturan yatak ara parçaları kullanılırken, diğer yataklarda yerleşik ara parçalar bulunur. Bunlar en yaygın olarak uzun tahta tekerleklerde ve yataklarda bulunur. Rulmanlarınızda ara parçalar varsa, donanım tepsinizde bunları takip ettiğinizden emin olun.
3.Rulmanları Temizleme Solüsyonuna Batırın
Kaykay aletiniz veya anahtarınızla aks somunlarını sökerek ve tekerlekleri kamyon aksınızın üzerinden kaydırarak başlayın.
3.Rulmanları Temizleme Solüsyonuna Batırın
Aks somunları ile aksın içi ve yataklar arasındaki rondelaları takip ettiğinizden emin olun. Küçük bir donanım parçasını kaybetmemeniz için aks somunlarını ve hızlı pulları küçük bir tepside düzenleyip saklamanın en iyi yolu oRulmanlarınız tekerlekleriniz dışındayken, artık su bazlı olmayan bir tür temizleyiciye veya solvente ihtiyacınız olacak. Aseton, izopropil alkol ve mineral alkollü içecekler iyi seçeneklerdir. Solvent kullanırken eldiven giyin ve cildinizle temasından kaçının. Rulmanları birkaç dakika ıslatmak için kap olarak bir tabak veya geniş ağızlı bir şişe kullanın, ara sıra rulmanları temizleyicide döndürün. Gerekirse, oraya girmek ve biraz ovalamak için bir bez veya eski bir diş fırçası da kullanabilirsiniz. Bones Bearing Temizleme Kitini şiddetle tavsiye ediyoruz, çünkü rulmanlarınıza zarar vermeden daha hızlı sonuçlar için daha temiz bir şekilde güçlü bir şekilde sallamak için sorunsuz bir yol sunar.
3.Rulmanları Kurutun ve Tekrar Yağlayın
Tutkal çıkarıldıktan sonra, yatakları çıkarın ve olabildiğince çabuk kurutun. Kuru bir bez veya kağıt havlu üzerine yüzleri aşağı bakacak şekilde dokunup döndürmek iyi sonuç verir. Elinizde varsa, saç kurutma makinesi veya basınçlı hava ile de üfleyebilirsiniz.
3.Rulmanları Kurutun ve Tekrar Yağlayın
Bir sonraki adım, yatakları yeniden yağlamaktır. Bu çok önemlidir çünkü kuru bir yatakta kaymak zarar verici sürtünme yaratacaktır. Bones Speed Cream veya Bronson Speed Co. High Speed Ceramic Oil gibi patene özel bir yatak yağı kullanmanızı öneririz. Yatağa 1-2 damla yağ damlatın, ardından yağı eşit olarak dağıtmak için döndürün. Sekiz yatağın tümü için tekrarlayın.
İpucu: WD-40’ı yağlama maddesi olarak kullanmayın! Etkiler hızla aşınacak ve yataklarınızı kuru ve paslanmaya karşı hassas hale getirecektir.
3.Rulmanları Kapaklarını Tekrar Takın ve Tekerlere Yerleştirin
Son adım, onları çıkarmaktan çok daha kolay olan yatak kalkanlarını tekrar takmaktır. Bunları yerlerine yerleştirin ve tekrar yerine oturana kadar ortasından dışarı doğru hafifçe bastırın. O zaman yuvarlanmaya hazırsınız! Bu rulmanları tekerleklerinize geri takın ve bu yeni rulman hissi ile birlikte yuvarlanın.
3.Rulmanları Kapaklarını Tekrar Takın ve Tekerlere Yerleştirin
İpucu: Tekerleklere yeniden takmadan önce yataklar arasındaki yatak ara parçalarını değiştirdiğinizden emin olun ve aks somunlarını sıkmadan önce hız pullarını kamyon aksına geri yerleştirin.